Ayın konuğu;kanaat önderi kumlu(dükük)köyü muhtarı Adnan DOĞAN

11 Haziran 2013 Salı 11:31
ayin-konugukanaat-onderi-kumludukukkoyu-muhtari-adnan-dogan

olarak Mezopotamya’nın en güzel, şirin ve bereketli Ovası, Acur ve Petêx bölgesi olan Kumlu (Dükûk) Köyündeyiz. genel ve güncel konuları dile getirmek amacıyla Dünaysır Kültür ve Araştırma Derneği bu ayın konuğu olarak Kumlu Köyü Muhtarı Sayın Adnan Doğan bey’in evine konuk oldu. Sayın Muhtar ile Köy odasında yaptığımız sohbet samimi bir hava içerinde geçti. Dilimizin döndüğü kadarıyla biz sorduk, Sayın Muhtar cevap verdi. Samimi ve faydalı olduğuna inandığımız bu sohbeti gelin beraber okuyalım.

Dünaysır Yazarı M.Öztürk : Sayın Muhtar kendinizi tanıtır mısınız ?

 

Muhtar A.Doğan  : Ben 1955 tarihinde Mardin Merkeze bağlı Kumlu Köyünde dünyaya geldim. İlk okulu kendi köyümde, Orta okulu Kızıltepe’de ve Liseyi de Mardin’de bitirdim.  Daha sonra Nakliye işleriyle uğraştım evli ve 12 çocuk babasıyım. Halen kendi köyümde ikamet etmekteyim ve 2009 yılından beri köy muhtarlığını yapıyorum.

 

 Dünaysır Yazarı M.Öztürk : Köyde ne işle meşgulsünüz ?

 

Muhtar A.Doğan  : Bir az önce söylediğim gibi halen Kumlu köyünde ikamet etmekteyim ve çiftçilikle uğraşıyorum. Ayrıca köy Muhtarıyım. Liseyi bitirdikten sonra, Uluslararası Nakliyat işleriyle uğraştım.  

 

Dünaysır Yazarı M.Öztürk :  SayınMuhtar,seçildiğinizden bu yanaKöyünüzde yaptığınız hizmetlerden bahseder misiniz ?

 

Muhtar A.Doğan  : Köyümüz yaklaşık 200 hane ve 2100 nüfusa sahiptir. Bilindiği gibi köylerimizin bir çok ihtiyaçları var, zaman içerisinde bir kısmı giderilmiş ise de çoğunlukla yapılmayan işler vardır.  Özellikle köylerin kalkınması için bir çok hizmete ihtiyaçlarımız var. Bende göreve geldiğimde, ilk olarak köylülerle istişare ederek, köyün genel durum değerlendirmesini yaptım ve işe öncelikle köyün çevre temizliği  ve kalkınmasına önem verdim.

 

 Bu amaçla, köyümüzün ortasında bulunan ve pis suların biriktiği bataklığı kurutmak amacıyla, çevreden taşıttığım toprakla doldurdum ve çevresine beton kanal yaptırarak  pis suları kurutarak, bataklığı ortadan kaldırdık. Arkasından burayı ağaçlandırarak güzel bir park haline getirdim. Ayrıca yine köy ortasında çocukların eğlenmesi ve boş zamanlarını değerlendirmesi için oyun parkı yaptırdım. Köyün tüm alt yapı yani Kanalizasyon şebekesini döşettim. Köyümüzün büyük olması nedeniyle yetersiz olan su kulesine ilave olarak yeni bir su kulesi daha yaptırdım.  Köyümüzde daha önce bulunan eski ve atıl durumda bulunan bir lojmanı tamir ettirerek güzel bir sağlık evi yaptırdık ve şu anda burada bir hemşire görev yapmaktadır. Yine köyümüzde bulunan ve çok yıpranmış olan iki adet ilk okulu onarımdan geçirerek iki ana sınıf olarak yeniden hizmete girmesini sağladım. Köyümüzden ipek yoluna kadar olan 2.km.lik yolu yeniden asfaltlanmasını sağladım. İmam evinin her türlü onarımını yaparak kapı ve pencerelerini yeniledik. Köyümüze 110 m2.lik bir köy odasını hizmete sundum. Eski Vali Yardımcımız Sayın Şenol Koca’nın katkılarıyla, Gap İdaresi tarafından Köyümüze 14 adet orta büyüklükte 3-5 büyük baş hayvanın beslenebileceği ahırlar yaptırdık. Şu anda da köyümüzün ortasında iki katlı her türlü hizmeti verilebileceği bir taziye evi yapı devam etmektedir.  

 

Dünaysır Yazarı M.Öztürk :Gelecekte yapmak istediğiniz projeleriniz var mı?

 

Muhtar A.Doğan :  Şu anda köyümüzün bir çok toplumsal sorununu çözmüş bulunuyoruz.  Ancak, içme suyumuz sağlıklı değil. Dicle Üniversitesi yetkilileri köyümüze gelerek içme suyumuzu tahlil ettiler ve sağlıklı olmadığına dair rapor verildi. Şu andaki içme suyumuz özellikle çocukların ağız ve diş sağlığına zarar vermektedir. Bu nedenle Mardin ve Kızıltepe’ye gelen Beyaz su şebekesinden bizim köyümüze de verilmesini, yetkililerden bekliyoruz.

 

Dünaysır Yazarı M.Öztürk : Sayın Muhtar bir az da eski köy geleneğinden bahseder misiniz ?

 

Muhtar A.Doğan : Eskiden köy geleneğinde bir birine bağlılık daha fazla idi. Örneğin bir  köylü hastalansa, muhtaç duruma düşse,  veya kız kaçırma, kan davası gibi sorunlar olduğu zaman, tüm köyün ileri gelenleri bir araya gelir ve konuyu istişare ederlerdi. Kendi aralarında topladıkları yardımı mağdur olan tarafa verilir ve barış sağlanırdı. Böylece muhtaç olan kişinin mağduriyeti giderilirdi. Bu gelenek gittikçe azalmaktadır. Şimdi benzer yardımlar yakın akrabalar arasında az da olsa yapılmaktadır. Eskiden akraba olsun olmasın mağdur kişilere köylüler hepsi yardım ederdi. Ama yine misafirperverliğimiz hala devam etmektedir. Büyüklere karşı saygı gösterilmektedir. Aslında eski geleneklerimizin devam etmesinden yanayım. Eskiden köy odaları hep toplantı yeri, barış ve şenliklerin toplanma bölgesi, adeta bir okul-medrese niteliğindeydi. Köy odaları geleneğinde yetişen insanlar yüksek okul okumuş bir bilgiye sahip oluyordu.

 



Haber okunma sayısı: 6167

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Hayırlı işler

    Misafir iyi güzelde, petex yazmışsınız öyle bir tabiri muhtar bile okuyamaz. yani peteğ yerine kavun deyip parantez içinde Peteğ yazsanız olmaz mı? sizde haklısınız günün modası bölücü olmak.. 24 Temmuz 2013 14:41

DİĞER HABERLER