“Bize lazım olan adalet”

19 Eylül 2016 Pazartesi 08:57
bize-lazim-olan-adalet

Diyarbakır, Siirt, Mardin… Bayram boyunca üç ilimiz ve çok sayıda ilçemizde vatandaşlarımızla buluştuk, bayramlaştık, dertleştik, anlattık, dinledik, anladık..

 Diyarbakır, Siirt, Mardin…

Bayram boyunca üç ilimiz ve çok sayıda ilçemizde vatandaşlarımızla buluştuk, bayramlaştık, dertleştik, anlattık, dinledik, anladık..

“Acıları yarıştırıyorlar, dikkat edin” diye söze başladı Siirtli bir Alimimiz. Ve şöyle devam etti: “15 Temmuz'da oluşan birliği, sarsılmaz kardeşliği ve ruhu, kamplaştırma ile yerle bir etmek istiyorlar. Bu amaç doğrultusunda hem terörü hem de terörün yaşattığı acıyı kullanıyorlar.

Millet ihanet zincirini kırıp attı. Zincir dağıldı.  ‘Vesayet zinciri bizi bağlamaz, biz Allah'ın ipine sarılmışız' dedi, millet.  Allah'ın yardımıyla FETÖ ve işbirlikçilerini dize getirdi. Bu, ahtapotun diğer kollarını rahatsız etti. Terörle milletin karşısına çıktılar. Sıklaşan safları terörle ayrıştırmaya kalktılar. Devam edecekler. Provokasyon peşindeler. Her başarısızlık onların intikam duygularını kamçılıyor. Nefret ekiyorlar. Nefrete karşı dikkat edin. Bir şeytani akıl var. O akılla birlikte hareket ediyorlar. Sizler doğruluktan çıkmayın. Adaleti önceleyin. Millet sizin yanınızda. Duamız sizlerle. Duamız Reis-i Cumhur ile.( Ji me re fitne, fesadî û teror ne hewce ye ji bo me merhamet û edalet lazim e.)  Bize lazım olan fitne, fesat ve terör değil merhamet ve adalettir.”

 

Siirtli kadınlarla da sohbet ettim. Kürtçe başladılar söze: “Ji bo me PKK, DAIŞ û FETO heman e. PKK, DAİŞ, FETÖ bizim için aynıdır. Êdî pêdiviya welatê me zêdetir bi aştî û hizûrê heye. Ülkemizin artık barış ve huzura daha fazla ihtiyacı vardır.” Kadınlarımız böyle düşünüyor. Terörün dini, dili, ırkı, mezhebi, meşrebi olmadığını belirtiyor,  senin terörün benim terörüm yaklaşımının reddedilmesi gerektiğinin altını çiziyorlar. Yaşadıkları acıları gözyaşları içinde anlatıyor, terör vesayetine tepkilerini dile getiriyorlar.

 

Diyarbakır'da da hüzün vardı. Ama umut daha belirgindi. Kanlı darbe girişiminde milletin destansı duruşundan onurla söz ediyorlar. “Kurtuluş bu birliktelikle gelecek” diyen Bismilli Dicle kızımız, “Gel li qadan sekinî, ber xwe da û berî dagirkeran da.. Millet sahada kalarak, direnerek, işgalcileri püskürtmüştür” dediğinde çevremizde heyecan başlıyor.

Hareketlilik gözlemleniyor.

Tabure çeken yanımıza oturuyor. 15 Temmuz kanlı FETÖ darbe girişimini bir uzman edasıyla anlatan 19 yaşındaki kızımız Dicle konuşuyor, hepimiz onu dinliyoruz. “Hewl dan ku milet hêsîr bigrin” yani “Milleti esir almaya kalktılar” dediğinde söze abisi giriyor. “Ama yanıldılar. Millet tankların üzerine çıktı. Sadece tanklara değil jetlere direndi, millet. Biz de burada alanlara indik. Keşke ben de Ankara ya da İstanbul'da olsaydım. Çıksaydım sokaklara. Direnseydim darbecilere. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan' ı ben de karşılasaydım havalimanında.

Konu bölgedeki şiddet olaylarına geldiğinde yüzler düşüyor. Canları sıkılıyor.  “Durun hele çocuklar” diye söze bakırcı Nail usta girince, gözler açılıyor, dikkatler ona kesiliyor. “Keşke olmasa bu kötülükler” diye devam ediyor sözüne Nail Usta.. “Kötülüklere karşı iyilik panzehirdir” diyor. Ve bana yöneliyor, bölgemiz için açıklanan teşvik paketinden sorular yönetiyor. Çalışmalar ve projeler hakkında kendisine bilgi verirken, cebinden çıkarttığı kurşun kalemi ile eski bir deftere notlar alıyor. Gençler Nail Usta'ya hem takılıyor hem de ne yazdığını soruyorlar. Nail Usta, “Gençler ben bunları gidip Sur'da mağdur olan kardeşlerimize anlatacağım. Çoğunun haberi yok. Çoğu yanlış bilgilendiriliyor. Müjdeyi çoğuna ben vereceğim” dediğinde ben dâhil herkes susuyor. Elçimiz Nail Usta ve gençlerimizle helalleşip, vedalaşıyoruz.

 

Medeniyetlerin beşiği Mardin…

Mardin Başbakanımız Binali Yıldırım'ın açıkladığı teşvik paketine odaklanmış durumda. İşadamlarımız ve esnaflarımız açıklanan paketi ‘Reçete' olarak adlandırıyor.  Yapılacak olan yatırımların devlet ile sınırlı kalmaması gerektiğinin altını çizen işadamlarımız, yatırımcıları bölgeye davet ediyorlar, “Gelin açılan yaraları birlikte saralım” diyorlar. Nusaybin'de yaşananları anlatıyorlar, halkın mağduriyetlerini dile getiriyorlar. Nusaybin için atılacak adımları anlatıyoruz, terörün yerle bir ettiği her yerin yeniden inşa edileceğinin altını çiziyoruz. Onlar bundan duydukları memnuniyeti dile getirmekle beraber, “Konut ve alt yapı sorununu daha hızlı çözmeliyiz. Onun için görev sadece devlete, hükümete düşmüyor. Müteahhitler bir araya gelelim. Terör mağduru bölgelerimiz için seferberlik ilan edelim. Gerekirse bir platform oluşturup, başlayacak olan projelere, yeniden inşa sürecine omuz verelim” çağrısı yapıyorlar.

Haberin etiketleri:

haber


Haber okunma sayısı: 1237

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER